Saadet Partisi Tekirdağ İl Kadın Kolları Başkanı Ümmühan ÖZER,
"Dünya Kadınlar Günü" münasebetiyle yayınladığı basın bildirisi…
2010 yılı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne üzücüdür ki hem ülkemizin kadınları hem dünya kadınları devasa sorunların sıkıntıların gölgesinde girmiştir.
Global köy haline getirilen dünyamızda, kaynakların hoyratça kullanılması, kuvvetlinin lehine transfer edilmesi ile birlikte önü alınamayan "Küresel Ekonomik Kriz" tüm dünya halklarını özellikle de kadınları etkilemiştir. Bir milyardan fazla insan yoksulluk sınırı altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çeşitli çevrelerce kutlanan özel günler tüketim odaklı yaklaşımlarla anılan ve istismar edilen günler olmaktan çıkarılmalı, sorunların ve çözüm önerilerin masaya yatırıldığı günler haline gelmelidir.
Bir kısım siyasilerin oy istemeye gelince hatırladığı, toplumun salt çoğunluğunu oluşturan kadınlarımızın eğitimlerinin önündeki engellerin kaldırılması, eğitim seviyelerinin yükseltilmesi, yaşamın her alanında söz sahibi olmalarının önünün açılması en önemlisi de sosyal güvencelerinin sağlanmasıyla ilgili gereken çalışmalar acilen yapılmalıdır. Ayrıca BM'nin "kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi" sözleşmesine rağmen sürdürülen kılık kıyafet yasağı meslek sahipleri kadınlarımızın önünde büyük bir engel olarak durmaktadır. Mevcut hükümetin beklentilere karşı duyarsız tutumuna ve "bedel ödeyemeyiz" anlayışına karşın biz Saadet Partisi siyasileri olarak temel hak ve özgürlükler çerçevesinde bu çalışmaları yapmaya ve bedel ödemeye hazırız. Çünkü kadınlarımızın sorunlarının giderilmesi toplumun tamamı için önemlidir.
Küresel medya izleme projesi kapsamında 2005 yılında 76 ülkede 13 bin haber üzerinden araştırma yapılmış ve kadının bu haberlere konu olma oranı %20'ler düzeyinde çıkmıştır. Haberlerin içeriği incelendiğinde ise ağırlıklı olarak "eğlence ve cinsiyet" odaklı bir yoğunluk tespit edilmiştir. Bu vahim durum ancak kadının rol ve statüsünün tespiti sorunlarının ve çözüm yollarının tespiti ile giderilebilir. Kültürün oluşmasında kimlik ve kişilik teşekkülünde kadın, toplumun vazgeçilmez unsurudur.
İstiklal Savaşımızda sırtında top mermisi taşıyan canını, çoluğunu çocuğunu feda eden, bağımsızlığımızı kazanmada büyük katkı sağlayan kadınlarımızdır. Bu gün gelinen noktada ise ailenin sosyal ve ekonomik yönden devamlılığında önemli rol üstlenen kadınlarımızın, medyadan takip ettiğimiz kadarıyla;
- Ölen babasının maaşını alabilmek için boşanmak zorunda olan bir eş
- Memur emeklisi iken çocuk bakmak zorunda olan bir kadın
- İmalat müdürü iken evlere temizliğe gidecek duruma düşürülen bir kadın
- Ve çocuklarının istikbali için kaygılanan anti-depresanlar tüketen hasta anneler haline getirildiğine şahit oluyoruz.
Yaşadığımız dünyada ise bir avuç küresel saldırganın cehenneme çevirdiği ülkelerde sivil kurbanların çoğu kadınlar ve çocuklar. Yerinden ve yurdundan edilmiş kişilerin yaklaşık %80'ni kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Mülk kaybı, yakın akraba kaybı, ailelerin dağılması, açlık, sefalet, cinsel tecavüz ve şiddete maruz kalıyorlar.
Vicdanı ve sosyal sorumluluk sahibi hiç kimse ve hiçbir kuruluş bütün bunlara ilgisiz kalamaz. Biz Kadın Kolları teşkilatımız olarak kadınlarımızı çürümüş kapitalist sisteminin ağlarına ırkçı emperyalistlerin tuzağına bırakmayacağız. IMF politikalarına teslim edilen ülkemizi, tüccar mantığıyla yönetilen kentsel dönüşüm kılıfıyla rant çevrelerine teslim edilen şehirlerimizi ve şehirlerimize hayat veren halkımızı, bu çarpık zihniyetlerin ellerine bırakmayacağız.
Bizim değerler bütünümüz, Kadını emanet edilen en önemli varlık kabul eder. Ve annelik vasıfları sebebiyle Cenneti bile ayakların altına verir. İşte bu kıymetli varlık dünyanın yapılanmasında ve gelecek neslin oluşmasında en önemli faktördür. Bu açıyı yakaladığımızda kadınlara hak edilen değerin verileceği kanaatini taşıyoruz.
Bu vesileyle Kadın Kolları olarak tüm bayan kardeşlerimin Kadınlar Günü'nü kutluyorum…